EasyStarFind - Home

I
 

deutsch

english

italiano

español

français

português

dansk

nederlands

russkij

polski

türkçe
  Web   Pictures   Videos   News   Shopping   Encyclopedia
Search in Encyclopedia for ?eytan      
Eliphas Levi'nin -eytan tasviri


-eytan, birçok din ve mitolojide, insanlar- kötülü-e te-vik etti-ine inan-lan, adaletsizli-in ve tüm kötülüklerin anas- kabul edilen varl-k. -blis sözcü-ü de ço-u zaman -eytan ile ayn- anlamda kullan„l“r. Yeryüzündeki birçok dinde ve mitolojilerde -eytan, genellikle do-aüstü güçlere sahip, sürekli insanlar- dinden, dolay„s“yla yarat„c-s-n“n emirlerinden uzakla„t“rmaya çal--an bir varl-k olarak dü„ünülmü“tür. Bunun yan„s“ra -eytana tapan veya „eytan“ yücelten din ve ak-mlar da mevcuttur.

Konu ba„l-klar“

Kökenbilim

"Muhalif, bozucu ve bozguncu" gibi anlamlara gelen “branice "Satan" kelimesinin kökü "komplo kurmak" anlam-na gelir. -branice'den Latince ve Yunanca'ya, oradan da di-er bat„l“ dillere geçmi-tir.[1]

Arapça'da "-etane" sözcü-ü "rahmetten uzakla„t“, hak'dan uzak oldu" anlamlar-na gelir.

Latince'de "Diábolus, Diaboli", -spanyolca'da "Diablo", Yunanca'da "Diabolos", "Karanl„klar“n Efendisi," "Beelzebub" (Sinek Kral), "Belial", "Mephisto", ya da "Lucifer", eski Türkçe'de "Yek" ya da 'Alb-z 'olarak geçer. Kabbala felsefesinde "Samael" olarak geçer. Ancak Yahudi inannda Samael ba-ka bir melektir.

“slamda "-blis" (--) olarak da bilinir. Kur'an'da "-eytan" kelimesi, "iblis"'ten daha fazla (87 kez) kullan„lm--t“r. -eytan ayr-ca "Azazel" olarak da an„lm--t“r.

Eski Antla-ma'da -eytan

Eski Antla-ma'da -eytan Hr„stiyanl“ktaki gibi korkulan bir mahluk de-ildir ve kötülüklerin temelini olu-turmaz. Çünkü musevilikte Hayr-n da -errin de Tanr-'dan geldi-i inanc- vard-r. Bu sebeple Satan ya da Samael ad- verilen -eytan'n-n hile ve aldatmacalar-na kar-- dikkatli olunmal„d“r.

Yine Talmud, Bava Batra Bölümü, Daf 16a 'ya göre:
( - - --)
-eytan, kötü dürtüler ve Ölüm Mele-i ayn- -ahsiyetlerdir.

Ezekiel 28:12-19: "..güzellerin ve bilgelerin en mükemmeliydin. Eden'de, Tanr„'n“n bahçesindeydin. Giysilerin hep güzel ta-larla - yakut, zümrüt, ayta--, beril, onix, safir, turkuazla - ve alt-n i-lemelerle süslüydü. Bunlar sana sen yarat-ldn gün verildi. Seni kudretinle ve gücünle bekçim yapt-m. Tanr„n“n kutsal da--na gidebiliyor ve ate- tarlalar-nda yürüyebiliyordun. Yapt„klar“ndan tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek. Bu varl-k içinde bile daha büyük -iddet yaratt-n ve günahkar oldun. Seni tanr„n“n da--ndan men ettim ve seni bekçilik etti-in ate- tarlalar-ndan sürgün ettim. Güzelli-in yüzünden için kibirle doldu ve bilgeli-ini kendi ünün için harcad-n. Seni içine hapsetti-im ate-le beraber dünyaya att-m. Seni takip edenlerle beraber sonunuz ate-ler içinde küle dönecek. Çok feci bir sona geldin."

Yeni Antla-ma'da -eytan

-eytan özellikle Yeni Antla-ma'da ve Hr-stiyan inanc-nda kendisine daha çok yer bulmu-tur. Özellikle „sa'y“ sürekli olarak k„-k-rt“r. Ancak „eytan“n ki„ili“inin kayna-- “ncil de-il, hristiyan edebiyat„d“r. John Milton'nun epik bir -iirinde „eytan“n en üst düzeyde bir melekken insan- ve kendini yaratan tanr-ya kar-- dü„manl-“a yönelen bir ki-ilik oldu-u anlat„l“r. Ancak -eytan kesinlikle cehennemde hapsolmu- biri de-ildir aksine istedi-i her yere - dünyaya hatta cennete bile - girip ç-kabilir. Bu özellikleriyle „eytan“n nihayi amac- insanl yarat„c-n“n yolundan sapt„rmakt“r. Bu anlamda kendisini tanr-ya bir rakip olarak kabul ettirme gayreti içindedir. Kendisine bir süre verilmi- ve bu sürenin dolmas-na kadar yarat„c“ya kar-- açt sava--n sonucunu beklemektedir.

Yarad„l-“ (Genesis) bölümünde, Âdem ve Havva'y- k„-k“rtan y-lan figürü, Tevrat'taki anlat„m“n aksine daha sonralar- Hristiyan ulemas- taraf-ndan -eytan olarak de„erlendirilmi“tir. Do-u (Ortodoks) Kilisesine göre -eytan, insan-n üç dü„man“ (günah-ölüm)'den birisidir. Bütün Hristiyan inan„-lar“nda, -eytan, -sa'ya ve -sa figüründe Tanr-'ya kar-- son bir sava- (Armageddon) açacakt-r. Bu sava- ayn- zamanda -eytana verilen sürenin de (aeonios) sonuna çok yakla„-ldn“ gösterecektir. Unitaryan Kilisesine göre -eytan bu zaman geldi-inde tekrar iyi olacak ve melek özelliklerine kavu„acakt“r. Bu sürenin nas-l i„leyece“i her kilisede farkl„l“klar gösterir. Neticede dünya tüm „eytanl“klardan ar„n“r ve t„pk“ cennet gibi günahs-z bir yere dönü-ür.

Ortaça-'da -eytan bir keçi gibi sakall- ve boynuzlu, elinde çatal ve kuyruklu olarak tasvir edilirdi. Bu görüntünün olu„mas-n“n sebebi incil de-ildir ve hristiyanl-ktan önceki pagan inan--larda simgelenen baz- tanr- figürlerinden (Pan, Dionysus) kaynaklan-r.

Kuran'da -eytan

Ana madde: Kuran'da -eytan

-eytan, -slamiyet'e göre insanlar- dinden cayd-rmaya çal--an cin türünden bir varl„kt“r. Cinler, meleklerden farkl- olarak irade sahibidir. Yarat„ln“n en büyük nedeni, k-yamete kadar, insan iradesinin s„nanmas-d“r. Bu s„nav“ geçenler ödüllendirilecek, geçemeyenler ise cezaland„r-lacakt“r. Kur'an'da -eytandan bahsedilen ayetlerde insanlar onunla birlikte hareket etmemeleri konusunda uyar„lm--t“r. „eytan“n önceleri bilgeli-inden yararlan-lan ve say-lan biriyken, Allah-n huzurundan kovulma a„amas“na nas-l geldi-i Araf suresinde anlat„l“r. Hristiyanl-k ve -slamiyet, „eytan“n bir zamanlar Allah-n sevdi-i bir hizmetkar- oldu-u konusunda hemfikirdir.

Hamdolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanlar- da yaratt-k. Ama siz ne kadar az -ükrediyorsunuz! Andolsun, sizi yaratt-k. Sonra size -ekil verdik. Sonra da meleklere, -Âdem için sayg- ile e-ilin- dedik. -blisten ba-ka hepsi sayg- ile e-ildiler. O, sayg- ile e-ilenlerden olmad-.

Allah, -Sana emretti-im zaman seni sayg- ile e-ilmekten ne al„koydu-“ dedi. (O da) -Ben ondan hay„rl-y“m. Çünkü beni ate-ten yaratt-n. Onu ise çamurdan yaratt„n“ dedi. Allah, --imdi in a„a-“ oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine de-il! Hemen ç-k! Çünkü sen a„a--l-klardans“n- dedi. -eytan dedi ki: -(Öyle ise) bana insanlar-n tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.- Allah da, -Sen süre verilenlerdensin- dedi. -eytan dedi ki: -(Öyle ise) beni azd-rmana kar„-l“k, yemin ederim ki, ben de onlar- sapt-rmak için senin dosdo-ru yolunun üzerinde elbette oturaca„-m.“ -Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalar-ndan, sa„lar“ndan ve sollar-ndan sokulaca--m ve sen onlar-n ço-unu -ükreden (kimse)ler bulamayacaks„n.“ Allah dedi ki: „Yerilmi“ ve kovulmu- olarak ç-k oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum.- -Ey Âdem! Sen ve e-in cennette kal-n. Diledi-iniz yerden yiyin. Fakat -u a-aca yakla„may“n. Yoksa zalimlerden olursunuz.- Derken -eytan, kendilerinden gizlenmi- olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: -Rabbiniz size bu a„ac“ ancak, melek olmayas„n“z, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayas„n“z diye yasaklad„.“ --üphesiz ben size ö-üt verenlerdenim- diye de onlara yemin etti. Bu sûretle onlar- kand-rarak yasa-a sürükledi. A-açtan tatt„klar“nda kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklar-yla örtmeye ba„lad“lar. Rableri onlara, -Ben size bu a„ac“ yasaklamad-m m-- -eytan size apaç-k bir dü„mand“r, demedim mi-- diye seslendi. Dediler ki: -Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. E-er bizi balamaz ve bize ac-mazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.- Allah dedi ki: -Birbirinizin dü„man“ olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerle-me ve yararlanma vard„r.“ Allah dedi ki: -Orada ya„ayacaks-n“z, orada öleceksiniz ve oradan (mah“ere) ç„kar-lacaks-n“z.[kaynak belirtilmeli]

Yehova „ahitli“inde -eytan

Yehova -ahitleri, „eytan“n mükemmel ruh özelliklerine sahip bir melek olarak yarat-ldna; Ancak Âdem ve Havva'n-n tanr- Yehova yerine kendisine itaat etmelerini sa-lamaya çal„-mas“yla -eytan'a dönü„tü“üne inan-rlar. „eytan'“n zamanla güzelli-inden ötürü gurura kap-larak kendisini bir tanr- gibi görmeye ba„ladn“ ve bu -ekilde kendisini Yehova'ya bir rakip yaptna inan-rlar. -eytan sözcü-ünü daha kesin anlamak için, Kerub s„n-f“ndan bir melek olan "-eytan" sözcü-ünün "Kar-- Koyan" anlam-na geldi-inin gözönünde tutulmas- gerekir. -eytan, Tanr-'n“n amac-na kar-- koymaya çal--t için bu s-fat- alm„-t“r. -eytan ad- bu varln özel ad- de-ildir.

-eytan "Aden Bahçesi"nde, "-Ama iyiyle kötüyü bilme a„ac“ndan yeme. Çünkü ondan yedi-in gün kesinlikle ölürsün." denilerek, yasaklanan meyveyi yemesi için Havva'y- k„-k-rtm-“ ve yalan söyleyerek itaatsiz olmas„n“ sa„lam--t“r. Bunu yaparken bir y„lan“ kukla gibi -u sözlerle konu„turmu“tur: Y-lan, "-Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "-Çünkü Tanr- biliyor ki, o a„ac“n meyvesini yedi-inizde gözleriniz aç-lacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanr- gibi olacaks„n“z.". Bu -ekilde, -eytan Adem'le Havva'y- tanr-ya itaatsiz olmalar- için ayarttnda, meselenin yaln-zca bir meyveyi yemek olmadna, tanr- Yehova'n-n insanlar- yönetme hakk-na meydan okudu-una inan-rlar. Tanr- Yehova'n-n, -eytan'a ortaya ç-kard bu dava nedeniyle (Tanr-'ya göre alt- gün) 6000 y„ll“k bir süre tan-dna inan-rlar. „eytan'“n ortaya ç-kard davalar-n „unlar“ içerdi-ine inan-rlar:

  • „eytan'“n, "Çünkü Tanr- biliyor ki, o a„ac“n meyvesini yedi-inizde gözleriniz (anlayn-z) aç-lacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanr- gibi olacaks„n“z." sözlerine göre; -eytan Yehova'n-n insanlar üzerindeki yönetiminin haks-z oldu-unu iddia etmi-tir. -eytan, insanlar-n kendi kendilerini daha iyi bir -ekilde yönetebileceklerini ve Yehova'n-n kar„-mas“ olmadan kendi yönetimleriyle Dünya'y- cennet gibi bir yer yapabileceklerini iddia etmi-tir. Bu nedenle, -eytan'a göre, Yehova insanlar-n kendi kendilerini yönetmelerine izin vermelidir.
  • -eytan'a göre, Tanr-'ya gerçekten vefal-, sad-k tek bir ki-i bile yoktur. Sad-k olan ki-iler yaln-zca kendileri için iyi -artlar sürdü-ünde sad-k kalmaya devam ederler. E-er bu sad-k insanlar-n ba„lar“na çe-itli s„k-nt“lar gelecek olursa, bu ki-iler Yehova'ya sad-k olmaktan vazgeçeceklerdir. Bunun ispat edilebilmesi için kendisine bir f-rsat verilmesi gerekti-ini iddia etmi-tir.

Yehova'n-n -ahitleri, Yehova'n-n „eytan'“ bu davalar nedeniyle hemen yok etmedi-ini ve e-er hemen yok edecek olsayd-, bütün yaratt ruh varl„klar“n zihinlerinde kendisinin hakl- olup olmad ku-kusunun do„aca-“n- bilerek, -eytan'a geçici bir süre için izin verdi-ine inan-rlar. Ayr-ca, Tanr„'n“n -eytan'a ve insan yönetimlerine izin vermekle, kötülü-e de izin verdi-ine; çünkü bunun sonuçlar„n“n kötü olaca„-n“ bildi-ine inan-rlar. Yehova'n-n, „eytan'“n iddialar„n“n geçersizli-ini bu kötü sonuçlara göre ispat edece-ine inan-rlar.

“ncil'deki "Bu dünyan-n egemeni -imdi d„-ar“ at-lacak." ve "Art-k sizinle uzun uzun konu„mayaca-“m. Çünkü bu dünyan-n egemeni geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur." sözlerine göre, Yehova -ahitleri bu davalar-n çözümüne kadar, 6000 y„ll“k bir süre için dünyay- perde arkas-ndan „eytan'“n yönetti-ine inan-rlar. Ve „eytan'“n bunu yaparken "Buna „a-mamal“. -eytan da kendisine k mele-i süsü verir." sözlerine göre, „eytan'“n insanlar- ço-u kere iyilik mele-i gibi görünerek kand-rdna inan-rlar. Yehova'n-n -ahitleri, „eytan'“n 6000 y„l“n bitiminde, bir "uçuruma" at-larak 1000 y-l boyunca faaliyetsiz b„rak-laca-“na ve 1000 y-l geçtikten sonra sonsuza dek yok edilece-ine inan-rlar. Bu 1000 y„ll“k dönemde „eytan'“n bozdu-u -eylerin telafisinin olaca--na inan-rlar. Bu telafi Yehova'n-n -ahitleri'ne göre yeryüzünde cennetin yeniden kurulmas- ve ölmü- ki-ilerden birço-unun dirilerek bu cennette ya„amas-d“r.

Yezidilik

Melek Tavus'un bir simgesi

-eytan figürünün Yahudi-Hristiyan ve Müslümanl-ktaki bir benzeri Yezidilikte de bulunmaktad-r.Ancak burada „eytan'“n sahip oldu-u özellikler di-er dinlerden farkl„d“r. Yezidilikte tanr- dünyan-n sadece yarat„c-s-d“r, ancak sürdürücüsü de-ildir. Tanr-sal iradenin vücut bulmas- için -eytan bir nevi arac„l“k rolü üslenmi-tir. -eytan "tavus" olarak adland„r-l“r ve bir tavus ku-u ile simgelenir. Tanr- özünde iyilikle dolu oldu-undan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez. Aksine ibadetin ona de-il içi kötülüklerle dolu olana, Tavus'a yap„lmas“ ile kötülü-ün en büyük kayna--ndan korunulur. Bu anlamda iyilik ve kötülü-ün kayna-- asl-nda Melek Tavus'tur. Ahiret inanc- gibi sonradan hesap verilecek bir yerin varl söz konusu de-ildir. „nsan“n inanna ve ya-ayna göre dünya cennete de cehenneme de dönü-ebilir. Melek Tavus bütün bu i-lerin denetleyicisi ve tanr„n“n bu yeryüzündeki gölgesidir.

Yezidilikten önceki ilahi dinlerde anlat-lan, „eytan“n, yarat„c-n“n buyru-una ra-men insan kar„-s“nda e-ilmeyip sayg- göstermemesi, onun asl-nda ne kadar asil oldu-unun tüm evrene ispat„d“r ve yarat„c“ taraf-ndan s„nanm--t“r. --te bu s„nav“ ba„ar“ ile verip tüm insanln ve dünya i-lerinin ba--na geçme hakk„n“ kazanm„-t“r.

Satanizm

Ana madde: Satanizm

„eytan“ yarat„c“ ve hükmedici bir figür olarak gören inanç sistemidir. Bununla birlikte baz- ak„mlar“nda -eytan-n ya da tanr„n“n varlna inan-lmaz.

Edebiyatta -eytan

Edebiyat-n ve dinin kesi„ti“i birçok noktada -eytan, olaylar-n geli-mesinde, sonuçlanmas-nda ya da dallanmas-nda temel bir figür olarak, t„pk“ hayattaki kaosun aç„klanmas“nda oldu-u gibi, yazarlarca kullan„lm--t“r. „eytan“n kahraman- oynad en önemli eserlerden birisi, Goethe'nin Faust'udur. Faust'ta -eytan (Mefisto), ba„ar-l“ çal„-malar“yla insanl, kendisinin sebep oldu-u felaketlerden koruyan bir doktoru elde etme konusunda tanr-yla "bir kez daha" bahse girer. „nsan“n -eytanla içsel bir kavga halinin anlat-ld ve yeryüzündeki iyilik ve kötülük kavramlar„n“n kayna„-n“n sorguland bir ba-ka eser, Paulo Coelho'nun "-eytan ve Genç Kad-n" adl- roman„d“r. Jeffrey Burton Russell ise Kötülük (1-4) serisinde yeryüzüne art-k iyice al„-m“- olan -eytan-n, insanlardan bir fark„n“n kalmadn- ve "onu bizden biri" gibi görerek, „eytanla“an insan- anlatmaktad-r.

Kaynakça

Dipnotlar

  1. ^ Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003, "Satan" maddesi


 

 

© 2008 EasyStarFind.com - all rights reserved.
Sitemape - Home - Disclaimer - Contact - Star Index