 |
Bu madde, Vikipedi standartlar-na uygun de-ildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir.
Maddeyi Vikipedi standartlar-na uygun biçimde düzenleyip, geli-tirerek Vikipedi'ye katk-da bulunabilirsiniz.
Bu madde Aral-k 2008 tarihinden beri, düzenleme iste-iyle etiketlidir. |
-ahmeran ile kar„-la“an ki-inin ismi Camsab„d“r. Camsab yoksul bir ailenin o-lu olup. evinin geçimini arkada„lar“ ile odun yaparak sa„lamaktad“r. Bir gün arkada„lar“ île birlikte bir kuyu dolusu bal bulan Camsab, arkada„lar-n“n aç gözlülü-ü yüzünden, kuyunun içindeki bal bi¬tince kuyuya b„rak-l“r. Kuyuda yaln-z ba--na feryat ederken bir ak¬rebin topra-- delip kendisine do-ru yakla„tn“ görür. Akrebi öldü¬rür. Akrebin geldi-i noktadan i-ne gözü kadar gün „-n“n geldi-ini fark eder. Cebindeki b-çak ile --n geldi-i yeri büyütmeye çalr. Aç-lan geni- delikten geçer. Çiçeklerle dolu, ortas-nda havuzu bulu¬nan geni-çe bir bahçeye girer. Havuzun çevresinde bir dizi oturaklar ve bahçede bir yn y-lan bulunmaktad-r. Havuzun ba- taraf-nda bulunan bir taht üzerinde oturmakta olan insan ba„l“, süt beyaz vücutlu bir y-lan Camsab-a kendi diliyle hitap eder;
Ho- geldin insano-lu - Benim misaf-rimsin, benden ve çevrendeki y-lanlardan korkma. Benim ad-m Yemliha„d“r. Benim halk-m ve insano-ullan beni -ahmeran diye tan-rlar. Bu taht ve bu ülke Cenab- Hakk-n bir ihsan„d“r. Burada benim h i may emdesin, diyen -ahmeran, Camsab-a türlü türlü yiyecekler ikram eder. Ey insano-lu, benim ülkeme neden ve nas-l, hangi maksatla geldin- Bunu bana anlat-r m„s-n“ diye soran „ahmeran“a Camsab ba--ndan geçenleri anlat-r. -ahmeran Camsab--n hikâyesinden sonra ba--n- sallar: -nsano-lu nankördür, hilekârd-r. Küçücük menfaatler Kars„s“nda ba„kas-n“n muazzam zararlar-na raz- olur. Geçmi-te in¬sano-lu bana çok zarar vermek istemi-tir, diyen -ahmeran ile Camsab uzun uzun dertle-irler. Camsab mutlu ve memnun bir halde uzun y-llar „ahmeran-“n güvenini kazan-r. Biribirlerine uzun uzun hikâyeler anlat-rlar. Uzun bir zaman sonra Camsab „ahmeran“a;
- Ey muhterem efendim! Ailemi çok özledim. Ne olur beni aileme kavu-turun! Bu lütfü bana balay-n, diyerek yalvar-r. Bunun üzerine -ahmeran; -Camsab, ben sözümü tutup seni yurduna gönderirsem, sen de aynen bana söz verebilir misin ki, bir daha ömrünün sonuna kadar hamama girmeyeceksin- diye sordu. Camsab cevaben; - Ölünceye kadar hamam yüzü görmeyece-ime ve senin yerini yurdunu kimseye söylemiyece-ime yemin ederim, dedi ve yemin etti.
-ahmeran bu yemin üzerine, art-k kanaat getirerek, Camsab-a biraz yolluk ve bir hayli de dünyal-k ziynet, cevahir ve hediyeler vere¬rek, orada duran y-lanlara hitaben; Bunu o bal kuyusundan d--an ç„kar“n, emrini verdi. Y„lan“n Önüne kat-larak bal kuyusundan ç-kan Camsab, art-k hür olman-n saadeti, sevinci içerisinde evine ko-tu, ailesine, sevdiklerine kavu-tu. Ailesi büyük bir merak içerisinde Camsab-a be- y„ld“r nerelerde oldu-unu sordular. „ahmeran“a verdi-i sözü dü-ünerek hata yapmaktan çekinen Camsab:
Yeminliyim, söylemek istemem. Bunu benden sormay-n, deyince, annesi; Arkada„lar“n, senin di-i bir kaplan taraf-ndan parçalandn- söylemi-lerdi. O zamandan beri tam be- sene oldu. Azap ve keder içinde bu günleri geçirdi-imizi tahmin edersin herhalde. Buna ra-men sen bize bu „st-rapl“ günlerin bir hesab„n“ bile vermekten çekiniyorsun, dedi.
Camsab sordu: Benim o hain ve vicdans-z arkada„lar-n“ simdi nerededirler, sa- m„d-rlar“ - O-lum hepsi sa-. Ticaret yap-yorlar, çok zengin oldular. Bazen bize yiyecek ve para yard„m“ yap-yorlar. Hâl ve hat„r-m-z“ soruyorlar, Allah-a -ükür, deyince Camsab dayanamad-: Ana bunlardan birini ça--nver. hadi var git, dedi. Anas-: - O-lum onlar bizim aya„-m“za hiç gelirler mi- Onlar zengin, yüksek insanlar. Yann sabah sen git, onlar- evlerinde ya da i- yerlerinde ziyaret et, dedi. Camsab yine;
--in asl- öyle de-il ana. Sen var git söyle onlara, „o“lum geldi, sizi istiyor- de, onlar ko-a ko-a gelirler, dedi. Gerçekten Camsab--n annesi gidip bunlardan birisini bulunca adam tela- ve endi-eye kap„ld“. Di-er arkada„lar-n“ bulup, onlarla konu-up tart„-t“, sonuçta hak ve adaletten korkarak, Camsab-tan af dilemeye, merhametini istemeye ve mallar„n“n yar„s-n“ Can„sab“a vermeye karar verdiler. Mallar„n“n yar„s-n“ yanlar-na alarak Camsab--n evine geldiler. Camsab--n elini aya„-n“ öperek: - Ey karde-imiz Camsab. bizim cahillik ve kusurumuz büyüktür. Bizim etti-imizi sen etme. Bizi sen affet, mal„m-z“n yans„n“ sana getirdik. Gel bar„-al“m, diye çok yalvard-lar. Camsab bunlara yine ac„d“ ve kabahatlerini bal-yarak yeniden dost oldular. Aradan yedi y-l geçti. Bu zaman içerisinde Camsab verdi-i söz gere-i hiç hamama gitmedi.
Camsab--n ya-ad ülkenin hükümdar- Keyhüsrev bir gün fena bir hastal--a tutulmu-tu. Tüm vücudu k„pk-rm-z“ yaralar içinde idi. Hekimler, ilaçlar fayda etmedi. Hastal-k gittikçe artt-, a„-rla-t“. Hekimler bütün ümitlerini kestiler. Çaresizli-i kabul ettiler. Keyhüsrev-in -ahmur isminde bir de veziri vard-. Sihir i-lerinde Vezir kitaplar„n“ kar„-t-r“rken, tek devan-n „ahmeran-“n etini yemek oldu-unu hükümdara söyledi. Keyhüsrev tellallar ba„-rt“p, „ahmeran-“n yerini bilene büyük vaadlerde bu¬lundu. Camsab verdi-i söz üzerine ses ç„karmad“. Vezir yeniden bir hüküm ç„kard“. „-ahmeran-“ gören bir kimsenin belden a„a--s“ bal-k gibi beyaz pullu olur.- Bunun üzerine bütün hamamc-lara, halk-n bedava y„kanmalar“ için emirîer verildi ve hamam masraflar„n“n dev¬letçe ödenece-i bildirildi.
Memurlara talimatlar verilerek, bütün halk-n hamamlara gitmesi sa„land“. O s-rada zorla da olsa Camsab-da hamama götürüldü-ü için s-r ö-renildi. Belinden a„a--s“ beyaz pullu olan Camsab yaka paça do-ru hükümdar-n huzuruna ç„kar-ld“. Keyhüsrev-in tedavisi için tek çarenin Camsab--n elinde bulundu-unu kendisine anlat-larak. „ahmeran-“n yerini göstermesi emredildi. Camsab kaçamak bir yol arar gibi:
Babam büyük bir hekimdir, belki de bir çare bulur. Ben ise mektepte bir -ey ö-renemedim. Sanatta da ç-rak ç„kamad“m. Ben ne ilaç bilirim ki, dedi ise de Vezir ona: Biz senden ilaç istemiyoruz. Sen bize „ahmeran-“ bul yeter. Buna kar„-l“k hükümdar sana büyük ihsanlar verecek, dedi. Camsab yine anlamam-- gibi, kendini bir -eyden haberi yok gösterircesine: - „ah“neran nas-l „eydir“ Ben onu hiç görmedim, dedi. Vezir: - „ahmeran-“ sen görmü- olmal„s“n. Zira belinden a„a--s“ pullu senin, dedi.
Camsab: - Benim vücudum do-ma büyüme böyle pulludur, dedi ve s„rr-n“ vermedi. Camsab-- zorla söyletebilmek için bir hayli dövdükten sonra cellada teslim ettiler. Camsab hayat„n“ kurtarabilmek için, son bir çare olarak hiç olmazsa „ahmeran-“n kuyusunu göstermeyi kabul etti. „Nas“l olsa onu oradan ç-karamazlar, ben de ölümden kurtulurum- diye dü-ünüyordu.
Fakat hiç de öyle olmad-. Camsab kuyuyu gösterince, vezir ku¬yunun ba--nda sinirini kulland-. Okudu, üfledi ve nihayet -ahmeran bir y„lan“n ba--nda tuttu-u alt-n bir tepsi içinde görüldü. -ahmeran etraf-na bak-p Camsab--
görünce: --te Camsab nihayet kan-ma girdin. Ben insano-luna itimat edilmiyece-ini biliyordum. Fakat ne çare ki yine aldand-m. Ba-a gelen kaderdir, dedi. Camsab utanc-ndan yerin dibine geçiyordu. A„z-n“ aç-p cevap ve¬remedi. Kendisinin bu a„a“- ruhlululu-unu. -hanetini bir türlü af edemiyordu. Rezil olmu-tu. Vezir -ahmur „ahmeran-“ tutmak için elini uzat-rken, -ahmeran ona:
- Ey melun! Sen bana el sürme, yoksa hançerimle seni delik de-ik ederim. Ey Camsab! Sen beni kuca--na al götür, dedi. Camsab, „ahmeran-“ kuca--nda götürürken ona: „ah“m, senden Keyhüsrev-in tedavisi için derman isteyecekler, dedi. -ahmeran:
- Bu derman benim elimdir. Allah--n dedi-i olur, ne yapal-m! Eninde sonunda ölmeyecek miyim- Ey Camsab! Sana bir ö-üdüm olsun. Sen bana belki de isteyerek kötülük ettin, fakat ben sana etmem. Bu melun beni sana belki de bo-azlatacak. Sak-n kabul etme. Sonra katil olursun. B-rak beni -ahmur kessin. Beni toprak çanakta kaynat-p ilk suyumu sana içirmek isteyecekler. Sak-n içme. O suyu ona içir. E-er dediklerimi aynen yaparsan kazan„rs“n. Ben nas-l olsa Ölece-im. Sen benim dediklerimi yaparsan, beni hay-r dua ile anars-n, dedi.
Hükümdar-n saray-na gelindi-i zaman Camsab a-lamaya ba„lad“. -ahmur buna öfkelenmi-ti: - Sen deli misin- Bir y-lan için a-layacak ne var, diye ba„-rd“. Vezir nihayet „ah-neran-“ tutup kesti. Üç parçaya bölerek, bir toprak çömlek içinde kaynatmak üzere ate-in üstüne koydu-u s-rada hükümdar-n bir yaveri gelerek onu saraya istedi. Vezir gider¬ken Camsab-a dönerek: - Al bu „i“eyi, içine „ahmeran-“n ikinci suyunu doldur. Ben içece-im. Belimin A„r-s“na „ifad“r. -lk suyunu da sen iç. Her türlü hastal-ktan korunur, kurtulursun, dedi. Camsab „ahmeran-“n ilk suyunu „i“eye koydu ve ikinci suyunu da kendi içti. Birden çömlekteki parçalar dile geldiler: - Biz hükümdar-n hastalna derman-z. -lk uç gün ba„-m“ yedir.
Dördüncü gün hamama götür, -ifa bulur, dediler. Ko-arak gelen Vezir -ahmur, tela-la ikinci suyu sordu. Camsab „i-e“e koydu-u ilk suyu Vezire uzatt-. „ahmur“un karn-, aldanarak içti-i suyun tesiriyle davul gibi „i“ti. Kendisini yere can ac„s“yla atan -ahmur ç„rp“na ç„rp“na son nefesini verip öldü.
Bu olay Kehsûrev-e iletilince, tela-a dü-en hükümdar derhal Camsab-- huzuruna ça„-rd“: - -imdi -ahmur öldü. „lac“ nas-l kullanaca„-m-z“ biliyor musun- Nas-l yapaca„-z“ diye sorunca Camsab: - Efendimiz hîç merak buyurmay„n“z. Ben ilac-n nas-l kullan„laca--n“ iyice biliyorum. Yaralar„n-z“ iyi edece-im, diyerek „ahmeran-“n ba- taraf„n“ hükümdara yedirdi. O anda Keyhüsrev-in vücudunda bir ka--nma ba„lad“. -kinci ve üçüncü parçalar da tesirini gösterdi. Dördüncü gün hamama götürülen hükümdar, harnam dönü-ü Camsab-- saray-na kadar getirdi, kendisine ba-vezirlik mührünü vererek, ona bir çok ihsanlar nail etti.
„ahmeran-“n ikinci suyunu içen Camsab, hikmet ve kimya il¬minde büyük ba„ar“lar elde etti, eserler verdi. Bu su ona ak-l ve feraset, zekâ ve haf-za bahsetmi-ti. camsab, bu suretle- kalan ömrü boyunca me-hur ve mesut ya„ad“. Ad- dünyada bakidir. detayl- bilgi için bak„n“z---->>>> http://www.dobada.net.tc
Söyle -imdi hangi yan-mdan kusay-m çaresizli-i
Sanc„s“ tutmu-ken yeni bir sensizli-in,
Ölüm bu kadar yakla„m-“ken kirpi-ime
Ve sen bu kadar yak„-m-“ken kimsesizli-ime
Söyle, söyle hangi yaraya tuz olmak istersin-
Hangi sanc-ya son olmak istersin söyle!
Bana bu kadar ilk olmu-ken üstelik-
|